İdarenin uygulamalarına yönelik KDK başvurusu; bir haktır

BM Engelli Hakları Sözleşmesine göre Taraf Devletler, insan haklarının gelişimi, hak ihlallerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi için ulusal başvuru mekanizmaları (kuruluşlar) geliştirirler.
BM İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal Kuruluşların Statüsüne İlişkin Paris Prensiplerine göre; Ulusal kuruluşlar, insan haklarının geliştirilmesi ve korunmasına ilişkin yetkilerle donatılır.
Ülkemizde söz konusu kuruluşlardan biri Kamu Denetçiliği Kurumudur (KDK).
 
 
KDK; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 74. maddesinde yer alan Anayasal bir kurumdur. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ile kurulan Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlendirilmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde “İyi yönetim ilkeleri” açıklanmıştır. Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.
Şikâyetin insan hakları, temel hak ve özgürlükler, kadın hakları, çocuk hakları ve kamuyu ilgilendiren genel konulara yönelik olması hâlinde menfaat ihlali aranmaz.
KDK’ya Başvuru ve diğer hususlar: Şikâyet dilekçeleri Kuruma veya Kurumun gerekli gördüğü yerlerde açtığı bürolara elden verilebileceği gibi posta, elektronik posta veya faks yoluyla da gönderilebilir. Kurum tarafından oluşturulan elektronik sistem aracılığıyla da şikâyet başvurusunda bulunulabilir. Ayrıca, illerde valilikler veya ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla elden veya posta yoluyla şikâyet başvurusu yapılabilir. Valilik veya kaymakamlıklar, şikâyetleri tarih ve sayı vermek suretiyle kayıt altına aldıktan sonra şikâyet başvurusunu ve varsa eklerini en geç üç iş günü içinde doğrudan Kuruma gönderir. Faks veya elektronik posta yoluyla yapılan şikâyet başvurularına ait dilekçe asılları, onbeş gün içinde Kuruma gönderilmedikçe başvuru geçerli sayılmaz. Kayıtlı elektronik posta yoluyla yapılan başvurularda bu şart aranmaz.
Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için, İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen idari başvuru yolları ile özel kanunlarda yer alan zorunlu idari başvuru yollarının tüketilmesi gereklidir. İdari başvuru yolları tüketilmeden yapılan başvurular ilgili kuruma gönderilir. Ancak Kurum, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde, idari başvuru yolları tüketilmese dahi başvuruları kabul edebilir.
 
 
Şikâyet başvuru süresi: İdareye yapılacak başvuruya;
a) İdare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden,
b) İdare tarafından altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten, itibaren altı ay içinde Kuruma şikâyet başvurusunda bulunulabilir.
İdarenin tutum ve davranışları ile kanunlarda kesin olduğu belirtilen işlemlere karşı, tutum ve davranışın gerçekleştiği veya öğrenildiği tarihten veya işlemin tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma şikâyet başvurusunda bulunulabilir.
Kurum, engellilerin şikâyet başvurusu yapabilmesi için gerekli tedbirleri alır.
 
 
İdari Başvuru Nedir?
Her vatandaşın karşılaştığı sorunlar ya da durumlar karşısında, şikayet, talep, öneri oluşturmak ya da bilgi almak için dilekçe ile başvuru yapma hakkı vardır. Vatandaşın dilekçe hakkı hiçbir gerekçe ile engellenemez.
Türk Ceza Kanununun “dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi” başlıklı 121. maddesinde “kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur” ifadeleri vardır.
Dilekçelerin veri tabanına işlenmesi, engelliliğe yönelik araştırma ve politika geliştirme aşamalarında başvuru mekanizmalarına/kuruluşlarına gelen dilekçelerin içeriklerinin, incelenebileceği düşünüldüğünde son derece önemlidir. Engelli örgütlerinin, ulusal ve uluslararası raporlamalarında da bu verileri kullanması mümkün olabilir.
İdari başvuru; engelli bireylerin hizmet almak için başvuru yaptıkları ya da hizmet almaya devam ettikleri ya da çalıştıkları Devlet kurumları hakkında yapacakları başvurudur.
İdari başvuru, bir engelli bireyin çalıştığı kuruma erişilebilirlik konusunda önlem alınması yönünde yaptığı başvuru olabileceği gibi, mobbinge uğrayan bir engelli çalışanın mobbing uygulayan kişiyi şikayet etmek için çalıştığı kuruma başvurması da olabilir. Engelli çocuğun gereksinimine yönelik önlem almayan, rampa yapmayan, Braille Alfabesi ile yazılmış eğitim materyali sağlamayan okula, çocuğun ailesi; bu önlemlerin alınması için okula başvuru yapabilir.
 
Kişi, yazılı dilekçe ile ilgili kuruma başvurur. İdare, kişilerin usule uygun dilekçe başvurularına 30 gün içinde yanıt vermesi gerekir. Bu süre içinde yanıt alamayan kişi bir üst makama dilekçe verebilir. Örneğin, adliyede çalışan engelli bir memur, erişilebilirlik önlemlerinin alınması hususunda kurumuna başvurduğunda, 30 gün içinde cevap alamazsa, Adalet Bakanlığına doğrudan dilekçe verebilir.
 
KDK başvurusu için;
a) İdare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden,
b) İdare tarafından altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten, itibaren altı ay içinde Kuruma şikâyet başvurusunda bulunulabilir.
İdarenin tutum ve davranışları ile kanunlarda kesin olduğu belirtilen işlemlere karşı, tutum ve davranışın gerçekleştiği veya öğrenildiği tarihten veya işlemin tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma şikâyet başvurusunda bulunulabilir.
İdari başvuruda, olumsuz bir sonuç alınması, yasal başvuru hakkının bitmesi değil, sürecin daha kapsamlı bir şekilde devamıdır. Kişi, sorun yaşadığı kamu kurumunu, KDK’ya şikayet edebilir. Bu yasal bir haktır ve özellikle çalıştığı iş yeri içinde haksız bir uygulamayı KDK’ya bildirenlere idare tarafından olumsuz bir tavır takınılması halinde; bu tavrın bir suç olacağı da bilinmelidir.
Bilgi Edinme Kanuna göre; herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
KDK’ya, illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla da başvurulabilir. Başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz.
KDK’ya, yapılacak başvuruya idare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden, idare başvuruya altmış gün içinde cevap vermediği takdirde bu sürenin bitmesinden itibaren altı ay içinde başvurulabilir. Dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. KDK, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır. KDK, inceleme ve araştırma sonucunu ve varsa önerilerini ilgili mercie ve başvurana bildirir.
KDK, inceleme sonucu uygun görülen başvurular için tavsiye kararı verir. Bu tavsiye kararını, hem başvurana, hem de ilgili idareye bildirir. Tavsiye kararının uygulanmadığı durumlarda, başvuran kişi, konu hakkında dava açabilir. Açılan davada, KDK tavsiye kararı, önemli bir delil niteliğindedir.
KDK kararlarının uygulanması ve izlenmesi, Devletimizce takip edilmektedir. Bunun yanında engelli örgütleri olarak bizler de verilen kararların uygulanıp uygulanmadığına yönelik izleme ve değerlendirme yapmaktayız. Bu nedenle, SAHİMSEN Engelliler Komisyonu olarak sizlere KDK başvuru süreci hakkında sizlere danışmanlık verebiliriz.
 
 
Ayşe SARI
Sosyal Hizmet Uzmanı- Hemşire
Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Engelliler Komisyon Başkanı
 
Türkiye Engelsiz Yaşam ve Sosyal Hizmet Vakfı (TEYVAK) Yönetim Kurul Üyesi
Sivil Memurlar Sendikası (SİME-SEN) Genel Merkez Engellilik Mevzuatı Danışmanı
Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Danışma ve Koordinasyon Birim Kurucusu ve Sorumlusu.
Gören Kalpler Eğitim Derneği Yönetim Kurul Üyesi
Mobbing İle Mücadele Derneği Engellilik Genel Koordinatörü
Engelli Çocuk Hakları Ağı (EÇHA) Üyesi
İletişim: aysegiresunlu@hotmail.com
Ayrıntılı bilgi için bakınız: