Maliyet yüksekliği, erişilebilirlik önleminin alınmaması için geçerli bir mazeret sayılmaz

Erişilebilirlik Öncül Bir Haktır

Herhangi bir maliyet yüksekliği, erişilebilirlik önleminin alınmaması için geçerli bir mazeret sayılmaz

Bilindiği üzere, 23 Temmuz 2020 tarihinde kabul edilen 7252 sayılı Dijital Mecralar Komisyonu Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7.maddesi ile “1.7.2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “iki yılı” ibaresi “üç yılı” şeklinde değiştirilmiştir.

Değişikliğin Gerekçesi

14.7.2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan Kanun maddesinin gerekçesinde, “Engelliler Hakkında Kanunun geçici 3.maddesinde yapıların ve toplu taşıma araçlarının engellilerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirlerin almasına yönelik hükümler düzenlenmektedir. Bu kapsamda erişilebilirliğin sağlanabilmesi için yapılacak yükümlülükleri düzenleyen hükümler uyarınca ilk kez denetlenerek eksikliği olduğu tespit edilenler ile daha önce tespit edilip süre verilenlere; karşılanması gereken yükümlülüklerin COVİD-19 salgını sebebiyle aksaması ve yükümlülüğün maliyet ve niteliğine göre ilave süre verilebilmesine imkan tanınması amaçlanmaktadır” ifadelerine yer verilmiştir. Bu erteleme kararının gerekçesi ve Kanun değişikliğinin tüm süreçlerinde engelli örgütlerine danışılmamış olması, COVİD-19 pandemisinin orantısız derecede etkilediği engellilerin hakları düşünüldüğünde, BM Engelli Hakları Sözleşmesini imzalamakla verilen taahhütlerin gözetilmediğinin bize gösteriyor.

Söz konusu değişiklik sonucu 6.fıkranın son cümlesinin yeni hali; “Denetim sonucunda ilgili belediye ve kamu kurum ve kuruluşları ile umuma açık hizmet veren her türlü yapıların ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine eksikleri tamamlaması için birinci fıkrada belirtilen sürenin bitiminden itibaren üç yılı geçmemek üzere ek süre verilebilir” şeklindedir. Birinci fıkrada belirtilen süre; 7.7.2018’dir. Dolayısıyla sözü edilen 3 yılın bitiminde işaret edilen tarih 7.7.2021’dir.

Kanunun Erişilebilirlik ile İlgili Hükümlerinde Ertelemeler

2005 yılında yürürlüğe giren Kanunun, erişilebilirliğin tamamlanması için verilen süreleri düzenleyen geçici maddeleri, 15 yıl içinde yapılan bazı düzenlemelerle Kanunun amacına aykırı bir biçimde değiştirilmiştir. Kanunun yürürlük tarihinde 7 yıl olarak belirlenen süre; 7 yılın bitimine günler kala Temmuz 2012’de 1 yıl ertelenmiştir. Nihayetinde geçici 2 inci Maddede yer alan “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar” için ilave verilebilecek 2 yıllık süre düşünüldüğünde; artık verilen ek sürelerin de bittiği açıktır.

Geçici 3 üncü Maddenin 1. Fıkrasının kapsamı ise; “Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan araçlarla sağlanan toplu taşıma hizmetlerinin engellilerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sekiz yıl içinde, sürücü koltuğu hariç dokuz ila on altı oturma yeri olan araçlarla verilen toplu taşıma hizmetleri, turizm taşımacılığı yapılan araçlarla sağlanan taşıma hizmetleri ve özel ve kamu şehirler arası toplu taşıma hizmetleri ile yolcu gemileri 7.7.2018 tarihine kadar engelliler için erişilebilir duruma getirilir” şeklindedir. Düzenleme ile 7.7.2021 tarihine kadar süre verilebilecek.

Her ne kadar, Geçici 3 üncü Maddenin 6 ıncı fıkrasının düzenlenmiş halinde; yapıların da dahil olduğu anlaşılıyor olsa da, konu hakkında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün yaptığı açıklama; sadece Geçici 3 üncü Maddenin 1 inci Fıkrasında yer alan toplu taşıma araçları için erteleme söz konusudur. Yani erteleme; dolmuşlar, turizm taşımacılığı yapılan araçlar, şehirlerarası otobüslerle yolcu gemileri içindir.

Erteleme Ne Anlama Geliyor?

Geçici 3 üncü maddenin 6 ıncı Fıkrasının son cümlesinde “verilebilir” kelimesinin anlamı, her ilde Valilik bünyesinde oluşturulan ve aralarında o ildeki Konfederasyonların temsilcilerinin de olduğu Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonlarının denetlemeler sonucunda ek süre verme ile ilgili kararlarda yer aldığını, karar alındığı takdirde 2 yıllık ek süre verilmeyeceği şeklinde anlaşılmalıdır.

“Kesin bir dille erteleme yoktur.” Bu düzenleme, her şeyden önce, yükümlülükleri ortadan kaldırmıyor. Araçların erişilebilirliğine yönelik önlemlerin alınması durdurulmamıştır. Kanun değişikliğini okuyan yükümlülük sahiplerinin, ertelemeden cesaretlenerek alacakları önlemler konusunda rehavete kapılmamaları önemlidir.

6 Ağustos 2020 tarihinde, bizim talebimiz sonucunda Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile engelli örgütlerinin katıldığı zoom üzerinden bir toplantı yapıldı. Toplantıda Erişilebilirlik Daire Başkanı Deniz ÇAĞLAYAN GÜMÜŞ, değişikliğin yükümlülüğü olanlar tarafından anlaşılır olması için bir yazı yazacaklarını belirtti. SAHİMSEN olarak bu yazıda, ertelemenin yükümlülüklerin durdurulduğu biçimde anlaşılmaması ile ilgili ifadelerin olması ve Kanunun ceza yaptırımı ile ilgili ek maddelerindeki ifadelerin de yazıda yer alması gerektiğini ilettik. Toplantıda öncelikle ilettiğimiz hususun, düzenleme ile ilgili karar alma süreçlerine dahil edilmememiz olduğunu vurgulamak gerekir.

Toplantıda, engellilerin temsilcisi olan örgüt temsilcilerinden birinin, bu süreçlerde Konfederasyon ve bağlı örgütleri dışındaki örgütlerin ve bir sendikanın “doğru isim” olmadığına yönelik ifadeleri olsa da SAHİMSEN engelliler Komisyonu, engelliler hakkında bundan önce olduğu gibi bundan sonra da alanda etkili bir biçimde var olmaya, sorunların duyurulmasında ve çözümünde örnek ve öncü olmaya devam edecektir. EKPSS ek başvuru ve TCDD’nin seyahat hakkımızı kısıtlamasında olduğu gibi, erteleme ile ilgili konuyu kamuoyunun gündemine taşıyan biz olduk. Kendilerinin erteleme hakkında yayınladığı yazının, bizim gündem oluşturmamızın ardından, bu yönde bir bildiri yayınlamalarını talep etmemizden hemen sonra yayınlandığını da belirtmek isteriz.

Bu düzenlemenin hukuki anlamı nedir?

Yapılan bu düzenleme, Engelliler Hakkında Kanunun 7.maddesine ve BM Engelli Hakları Sözleşmesinin “erişilebilirlik” başlıklı 9.maddesine; daha da ötesinde Sözleşmenin kabul amacına ve temel felsefesine aykırıdır.

Kanunun 7.maddesinde yapılı çevrede engellilerin erişebilirliğinin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluğun sağlanacağı, özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun olmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınırken, geçici maddeler yoluyla erteleme yapılarak, Kanunun var oluş amacına da ters düşülmektedir.

Unutulmamalı ki; engellilerin tüm insan haklarına erişiminin odağında olan erişilebilirlik; Sözleşmenin yol gösterici temel ilkelerindendir.

Bizim Hakkımızda Karar Alınırken Karar Süreçlerine Dahil edilmiyoruz

Bu erteleme kararında bir kez daha gördük ki; engellilere ve onları temsil eden engelli örgütlerine yani bizlere hiçbir şekilde danışılmamıştır. Oysa Devletimiz, başlangıç metninde de yer aldığı gibi; “engellilerin kendilerini doğrudan ilgilendiren ve diğer politika ve programların karar alma süreçlerine etkin olarak katılabilmeleri gerektiğini” dikkate alarak Engelli Hakları Sözleşmesine imza atmıştır. Karar vericilere, bizimle ilgili karar süreçlerine katılmamız gerektiğini bildikleri halde, bize danışmadan erteleme kararının ne amaçla alındığını sormak, en doğal hakkımızdır.

BM Engelli Hakları Sözleşmesi ve Komite Ne Diyor?

“Engellilerin Tüm İnsan Haklarına Erişiminde Erişilebilirlik Öncül Bir Haktır”

Engellilerin, eğitim hakkından sağlık hakkına, çalışma hakkından seyahat özgürlüğüne, kişisel hareketlilik hakkından bağımsız yaşama hakkına ve topluma tam katılımlarının sağlanmasına kadar tüm yaşamsal haklara erişimlerinde erişilebilirlik; olmazsa olmazımızdır.

COVİD-19 salgını, Sözleşmenin 11 inci maddesi bağlamında insani acil bir durumdur. Bu bağlam, taraf devletlerin salgın döneminde engellilerin insan haklarına erişimlerinin sağlanması için uluslararası insancıl hukuku göz önünde bulundurmalarını zorunlu kılar.

BM Engelli Hakları Komitesinin 2014 yılında yayınladığı “Erişilebilirlik” hakkındaki 2 No’lu Genel Yorumunda da belirttiği gibi;  Erişilebilirlik, öncül bir yükümlülüktür. Herhangi bir maliyet yüksekliği, erişilebilirlik önleminin alınmaması için geçerli bir mazeret sayılmaz. Ancak erteleme gerekçelerine bakıldığında erişilebilirlik yükümlülüğü olanların, önlemleri almakla yaşayacakları ekonomik güçlük, daima engellilerin haklarının önünde gelmektedir. Bu tutum, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinde, yerel yönetimlere, kurum ve kuruluşlara ceza değil cesaret vermektedir.

Komite, Mart 2019’da Cenevre’de yapılan Türkiye Toplantısı sonrası Türkiye’ye gönderdiği 9 Nisan 2019 tarihli Nihai Gözlem Raporunda, erişilebilirlik ile ilgili olarak; mevzuatın sınırlı olması ve Kanunda belirtilen süre sınırlarına uyulmamasından endişe duyduğunu açıkça beyan etmiştir. Komite Raporunda, Türkiye’ye 2 No’lu Genel Yorumu hatırlatarak; kapsamlı bir erişilebilirlik yol haritası oluşturulmasını tavsiye etmiştir. Bugün geldiğimiz noktada, Sözleşmenin ve de Komitenin tavsiyelerinin dikkate alınmadığını görüyoruz.

Erişilebilirliğin Sağlanmaması Engelli Çocukların Hizmetlere Erişimlerini Engelliyor

BM Çocuk Hakları Komitesi, engelli çocukların haklarına dair 9 sayılı Genel Yorumunda (2006), toplu taşımaya ve kamu binaları, alışveriş alanları ve rekreasyon tesisleri de dahil diğer tesislere fiziksel açıdan erişilememesinin, engelli çocukların marjinalleştirilmesinde ve dışlanmasında önemli bir etken olduğunu ve bu durumun sağlık ve eğitimi de içeren hizmetlere erişimlerini önemli ölçüde tehlikeye attığını vurgulamıştır.

“Alışkanlık Haline Gelen Erteleme Kararının Bir Kez Daha Olmayacağının Garantisi Yoktur”

Erteleme kararlarının alınması ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sonucunda engellilerin tüm insan haklarından yararlanmaları engellenmektedir. Bu nedenle erteleme kararları, BM Engelli Hakları Sözleşmesinin 2.maddesine göre engelliliğe dayalı ayrımcılık, dışlama ve açık bir biçimde kısıtlamadır. Sürekli erteleme kararları yüzünden, makul düzenleme taleplerinin karşılanmasının artık mümkün olmayacağı açıktır. Kaldı ki makul düzenlemenin reddinin de, engelliliğe dayalı ayrımcılık olduğu unutulmamalıdır.

Engelliler Hakkında Kanunun genel esaslarından biri olan erişilebilirliğin sağlanması; engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için esastır. Erişilebilirlik önlemlerine dair ertelemenin alışkanlık haline getirildiği artık biliniyor. Engelliler Hakkında Kanun, bu Kanunu yürürlüğe koyanlar tarafından defalarca ihlal edilerek, engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanmasını sağlayacak fırsat eşitliği ortadan kaldırılmakta, ayrımcılıkla mücadele sekteye uğratılmaktadır.

Bu erteleme karar ile;

Sözleşmenin “genel yükümlülükleri” bakımından; tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesi dikkate alınmamış, Sözleşmeyle bağdaşmayan bir yasal düzenleme yapmaktan kaçınılmamış ve engellilerin ekonomik, sosyal ve kültürel haklara erişimini sağlamakla ilgili taahhütler dikkate alınmamıştır.

Sözleşmenin “erişilebilirlik” başlıklı 5 inci maddesi bakımından; engellilerin bağımsız yaşamalarının ve toplumun tüm alanlarına tam katılımının sağlanması ve engellilerin diğerleriyle eşit bir şekilde fiziksel çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojisi ve sistemi dahil bilgiye ve iletişime, hem kırsal hem de kentsel bölgelerde halka açık olan veya halka sunulan diğer tesislere ve hizmetlere erişiminin sağlanması için uygun tedbirleri alma konusundaki taahhütler yerine getirilmemiştir.

Bunlarla birlikte; Sözleşmenin “seyahat özgürlüğü” başlıklı 18 inci maddesi, “bağımsız yaşama ve topluma dahil olma” başlıklı 19 uncu maddesi, “kişisel hareketlilik” başlıklı 20 inci maddesi, “eğitim” başlıklı 24 üncü maddesi, “sağlık” başlıklı 25.maddesi, “çalışma ve istihdam başlıklı 27 inci maddesi, “siyasi ve kamusal yaşama katılım” başlıklı 29 uncu maddesi, “kültürel yaşama, dinlenme, eğlence ve spor etkinliklerine katılım” başlıklı 30 uncu maddesi bakımından; engellilerin diğerleriyle eşit bir şekilde bu haklardan yararlanmaları için gerekli önlemleri alma yükümlülüklerinden geri durulduğu açıktır

Öte yandan; Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin gerçekleştirilmesinde, engelliliğe duyarlı politik hedeflerin ve 2030 Gündeminin “kimseyi geride bırakma” sözünün ve BM’nin 06.05.2020 tarihinde yayınladığı “COVİD-19 ve Engellilik Politika Belgesi-2020” Raporunun göz ardı edildiğini de görüyoruz.

BM “COVİD-19 ve Engellilik Politika Belgesi-2020” Raporunda erişilebilirlik ile ilgili olarak; “COVID-19 ile mücadele için alınacak önlemlerde engelli bireylerin tesislere, hizmetlere ve bilgiye erişimlerinin sağlanması şarttır. Engelli bireyler halk sağlığı bilgilerine, binalara, ulaşım sistemlerine, iletişim teknolojilerine, mal ve hizmetlere erişemezse gerekli kararları alamaz, bağımsız olarak yaşayamaz, güvenli bir şekilde izole edilemez, karantinaya alınamaz ve diğer bireylerle eşit olarak sağlık ve kamu hizmetlerine erişemez. Engelli bireyler yaşamlarını etkileyen kararlara tam ve etkin bir şekilde katılma hakkına sahiptir” ifadelerine yer verildiğini hatırlatırız.

Bundan Sonraki Süreç Nasıl Yönetilecek?

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü 7.6.2020 tarihinde söz konusu erteleme hakkında 81 Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne gönderdiği yazıda, söz konusu toplu taşıma araçları hakkındaki iş ve işlemlerin bu düzenlemeye göre yapılması hususunu ifade etmiştir. Bu düzenlemenin, yükümlülüklerin yerine getirilmesinde bir erteleme olarak algılanmaması gerektiği mesajını vermek, yazıyı okuyacak olan Komisyonlara kalmıştır.

2005 yılından bu yana tam 15 yıldır yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınanların, defalarca süre uzatılmasına gidilerek korunmasını ve pandemi bahane edilerek yükümlülükleri olanların yeniden koruma altına alındığını biliyoruz.

Mevzuata göre Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonlarına, 2 yıllık ek süre verme yetkisi de tanınmıştır. Her ilde Valilikler bünyesinde oluşturulan ve içlerinde ildeki konfederasyon temsilcilerinin de olduğu Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonlarının, görevlerini yerine getirirken alacakları kararlarda takdir yetkilerini “süre uzatma” yönünde değil “erişilebilirliğin sağlanması” yönünde kullanmalarını bekliyoruz. Hak temelli hareket eden üye STK temsilcilerinden de beklenen budur.

7.7.2021 tarihine günler kala, COVİD-19 salgınının etkisi devam olacak olsa da, bir kez daha ertelemeye izin vermeyeceğimizi, eğer erteleme yinelenirse; en sert biçimde tepkimizi koyacağımızı, salgın sürecinde engellilerin uğradığı hak ihlallerine ve yaşadıkları ayrımcılıkla ilgili olarak raporlama yaptığımızı, özellikle Ekim 2023’de Cenevre’de yapılacak olan BM Engelli Hakları Komitesi Türkiye Toplantısı öncesinde Komiteye sunacağımız gölge raporda, bu hususlara yer vereceğimizi beyan ederiz.

Yapılar yönünden erişilebilirliğin sağlanmasında 15 yıldır alınan önlemlerin yetersiz olduğunu, yapıların yeni inşa edilmesi aşamasında dahi yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, makul düzenlemenin öneminin iyi anlaşılmadığını ve tüm bunların ağır hak ihlallerine neden olduğunu biliyoruz. Ayrıca cezai yaptırım kararlarının etkin bir biçimde uygulanmadığını izliyoruz. Bu durumun, yükümlülükleri olanlarda önlem almakla ilgili zorlama yerine, önlem almamak için cesaret verici bir durum olduğu biliyoruz.

Sonuç olarak; COVİD-19 pandemisi sürecinden engellilerin orantısız bir biçimde etkilendiğini, engellilik ile ilgili kararlarda engelli örgütlerine danışılmasının yasal yükümlülük olduğunu, bu erteleme kararının Engelli Hakları Sözleşmesinin taahhütlerine ve Engelliler Hakkında Kanunun 7.maddesine aykırılık teşkil ettiğini ve tüm süreçlerde engellilerin üstün yararının gözetilmesi gerektiğini yeniden hatırlatarak;

Sayın Cumhurbaşkanımızın 2020 yılını Erişilebilirlik Yılı ilan etmiş olduğunu da göz önünde tutarak; erişilebilirliğin, yaşanan tüm zorluklara rağmen yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olduğunun daima göz önünde bulundurulması gerektiğini beyan ediyoruz.

Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinden bazı yetkililerin, erteleme kararı ile yaptıkları müjdeli duyurularda, bu kararın alınmasında başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, bakanlarımız Ömer Çelik ve Jülide Sarıeroğlu, AK Parti Adana İl Başkanı Mehmet Ay, destek veren milletvekilleri ve tüm emeği geçenlere toplu taşıma esnafı adına teşekkür ettiklerini görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm emeği geçenlerin, bundan sonraki süreçte engellilerin refahı yönünde karar alacaklarına inanıyoruz.

Engelli Hakları Sözleşmesinin uygulanmasından ve izlenmesinden sorumlu Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün, bundan sonraki süreçlerde alacakları kararlara bizleri de dahil edeceğinden ve kararların erişilebilirliğin ivedilikle sağlanması yönünde olacağından emin olmak istiyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Ayşe SARI-Sosyal Hizmet Uzmanı-Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİMSEN) Engelliler Komisyonu Başkanı

Gören Kalpler Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Türkiye Engelsiz Yaşam ve Sosyal Hizmet Vakfı Yönetim Kurul Üyesi

Mobbing ile Mücadele Derneği Engellilik Genel Koordinatörü

Sivil Memurlar Sendikası (SİMESEN) Genel Merkez Engellilik Mevzuat Danışmanı

Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Danışma ve Koordinasyon Birim Sorumlusu

Engelli Çocuk Hakları Ağı (EÇHA) Üyesi

Biyonik Kulaklı Çocuklar Derneği (BİYONİK-DER) Danışma Kurul Üyesi

Engelsiz Kariyer Danışmanı