COVİD19 pandemisi sürecinde engelli çalışanlara idari izin verilmesi

Sayı     : SMS-0.280/                                                                                                                                     Mart 2020

Konu: İdari İzinler Hakkında

SAĞLIK BAKANLIĞINA

İlgi :    a) 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu.

  1. b) 66836956-010.07.01-E.12362 sayılı, 13.3.2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının yazısı
  2. c) 60438742-929-910 sayılı Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü nün yazısı
  3. d) 60438742-929-912 sayılı 13.3.2020 tarihli Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yazısı
  4. e) 60438742-929-962 sayılı, 18.3.2020 tarihli Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yazısı
  5. f) 67982825-622.02-E.316 Devlet Personel Başkanlığı İşe Girdikten Sonra Engelli Hale Gelen Çalışanlar Hakkındaki görüş yazısı
  6. g) Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 25.02.2020 tarihli ve 1480 sayılı yazısı
  7. h) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

ı) 04.02.2014 tarihli Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik

  1. i) 22.04.2020 tarihli 2020/4 sayılı, COVİD-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler Konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi
  2. j) Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi
  3. k) 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun

 

 

  1. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 03 numaralı hizmet kolunda “280” Sendika Numarası verilerek tescili yapılan Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN), yasal kuruluş işlemlerinin ardından kurulmuştur.
  2. Sağlık Hizmetleri Sendikası olarak; ilgi (a) kanun ve yürürlükteki diğer mevzuat uyarınca üyelerimizin ortak; ekonomik, sosyal ve mesleki, hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için çalışmalarımıza devam etmekteyiz.
  3. Bu kapsamda; ilgi (b) yazı ile13.03.2020 Cuma günü Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile tüm kurumlarda çalışan hamilelerin, yasal süt izni kullananların, engelli çalışanların, yönetici pozisyonlarındakiler hariç 60 yaş ve üzerindeki olanların, Sağlık Bakanlığının belirlediği dezavantajlı grupların (bağışıklık sorunu olanlar, kanser hastaları, kronik solunum yolu hastaları, obezite ve diabet, kalp damar hastaları, organ nakli olanlar, kronik hastalar) 16 Mart 2020 tarihinden itibaren 12 gün idari izinli olması Cumhurbaşkanımız tarafından uygun görülmüştür.
  4. Cumhurbaşkanlığı Genelgesinden sonra ilgi (c) ile Sağlık Bakanımız imzalı aynı gün bir yazı daha yayınlanmış Cumhurbaşkanlığı Genelgesine göre hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelli olarak istihdam edilenler, yönetici pozisyonda istihdam edilenler hariç olmak 60 yaş ve üzerinde olanlar, dezavantajlı grupta bulunanlar (bağışıklık sorunu olanlar, kanser hastaları, kronik solunum yolu hastaları, obezite ve diabet, kalp damar hastaları, organ nakli olanlar, kronik hastalar) 16 Mart 2020 tarihinden itibaren idari izinli olacaklarına dair yazı yayınlanmış ancak birkaç saat sonra, Bakan Adına Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü imzalı yazıyla ilgi (d) bu yazıda iptal edilerek organ nakli ve kanser hastaları olanların durumları kurum amirlerince değerlendirilerek idari izinli sayılıp sayılmayacaklarına idare tarafından değerlendirileceğini, bunun dışında hiçbir surette başkaca bir iznin mümkün olmadığı kararlaştırılmıştır.
  5. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün ilgi (e) ile Personel İzinleri hakkında yazdığı yazının 3. maddesinde ise ‘’Bakanlığımız kadrolarında engelli statüsünde istihdam edilen bütün çalışanlar statülerine bakılmaksızın Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde belirtilen esaslara uygun olarak iş bu yazımızın dağıtımına müteakip on iki gün idari izinli sayılacaklardır.’’ Ayrıca 6. Maddede; ‘’Sağlık Hizmetinin sunumunda artan acil bir ihtiyaç olması halinde, yukarıda sayılan izinlerin sonlandırılıp ilgili personelin görevlerine dönmesinin sağlanmasına ilişkin olarak Kurum amirlerine yetki verilmiştir. Bu kapsamda izin kullanan personele, izne ayrılırken mücbir sebepler dışında ülkemizin geçtiği hassas dönem göz önüne alınarak ikamet ettikleri il dışına çıkmamaları bildirilecektir‘’ maddelerine yer verilmiştir.
  6. Öte yandan Bakanlığımızın Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün tüm İl Sağlık Müdürlüklerine gönderdiği ilgi (g) yazıda; “Başkanlığınız/Sağlık Tesisiniz/Merkeziniz bünyesinde çalışan engelli personelin ÇKYS/İKYS bilgilerinde hatalı kayıtlar olduğu tespit edilmiş olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/A maddesine göre memur kadrolarında engelli olarak istihdam edilen personel ile Bakanlığımız kadrolarına açıktan (kura sonucu, KPSS, kurumlar arası, istifa sonrası kura sonucu dahil) ve diğer nedenlerle atananlardan daha sonradan çalışma gücü kayıp oranı asgari %40 ve üzerinde olanların maaş mutemetlikleri ile koordine şekilde tespitinin sağlanması, kişilere ait bilgilerin ÇKYS/İKYS’de bulunan Sicil Ana Menüsü altındaki “Engelli Personel Bilgileri Girişi” ekranından veri girişlerinin yapılması, ayrıca ekli listeye işlenmesi ve 20.03.2020 tarihine kadar hacer.tirik@saglik.gov.tr e-mail adresine gönderilmesi talep edilmiştir.
  7. Korona virüs pandemisi, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi bağlamında; engelliler için önemli ölçüde yüksek riskli ve insani acil bir durumdur. Sözleşmenin “risk durumları ve insani açıdan acil durumlar” başlıklı 11.maddesine göre Türkiye Devleti, korona pandemisinin sürdüğü süreç içinde engellilerin korunmasını ve güvenliğini sağlamak için insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukuku dâhil uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirmek için gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlüdür.

Engelliler, korona pandemisinde yüksek risk grubundadır. Birçok engellilik durumu, altta yatan süreğen/kronik hastalıklardan kaynaklıdır. Engelliğin beden üzerindeki etkileri sonucunda, organ düzeyinde birçok bozukluğun ortaya çıkması da mümkündür. Örneğin, bedensel engeli nedeniyle tekerlekli sandalye kullanan bir birey, hareketsizliği nedeniyle dolaşım sistemi hastalıkları başta olmak üzere akciğer, kalp ve böbrek yetmezliği yaşayabilir, artan skolyoz nedeniyle akciğer enfeksiyonları daha tehlikeli hale gelebilir. Bedensel engelliliğe obezitenin eşlik etmesi de engelli bireyi, enfeksiyon karşısında yüksek riskli hale getirebilir. Zihinsel engeli olanların, kişisel hijyene yönelik yapmaları gerekenleri yerine getirmesinde güçlükler yaşaması olasıdır. Öte yandan körlerin, salgınla mücadelede yetersiz kalmaları, göz ardı edilen bir gerçektir. Körlerin, enfeksiyon bulaşı olan yerleri görememesi (karşısında öksüren bir kişinin ellerini masa üzerine koyduğunu görememesi gibi) kirli yüzeyleri fark edememeleri yada el yıkama ve tuvalet ile ilgili yönlendirmelerin yetersizliği nedeniyle kişisel hijyeni sağlamakta zorlanmaları mümkündür. Diyabet, astım, kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalığı olanların, herkesten daha çok risk altında oldukları tıp otoriteleri tarafından doğrulanmaktadır.

  1. Engelli çalışanların Sendikamıza bildirdiği sorunlar üzerine yapılan değerlendirme ve araştırmalar sonrasında, işe girdikten sonra engelli hale gelen çalışanların durumuna ilişkin Devlet Personel Başkanlığına görüş sorulmuştur. Bu başvuruya yönelik olarak Devlet Personel Başkanlığının, ilgi (f) ile Sendikamıza bildirdiği görüş metninde; “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 53 üncü maddesinde; ‘’Kurum ve kuruluşlar bu kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır.%3 hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır’’ Hükmü, bu hükme istinaden hazırlanan ve 07.02.2014 tarihli ve 28906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe konulan ‘’Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna alınmaları Hakkında Yönetmelik’in 4 üncü maddesinde ise; ‘’Engelli Doğuştan veya sonradan bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yetenekleri bakımından engel oranının yüzde kırk veya üzerinde ve çalışabilir durumda olduğunu mevzuat hükümlerine göre alınacak sağlık kurulu raporu ile belgeleyenleri ifade eder’’ hükmü ile 17 nci maddesinde; ’’Kamu kurum ve kuruluşlarında engelli memur çalıştırma yükümlüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetimi Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. Kamu kurum ve kuruluşları söz konusu personele ilişkin bilgilerde meydana gelecek değişiklikleri değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde Bakanlığın internet sitesindeki ‘’DPB e-uygulama’’ kısmına işleyerek güncelleştirir’’ hükmü yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde, Kamu Kurumlarında istihdam edilirken %40 ve üzeri oranında engeli bulunduğuna dair engelli sağlık kurulu raporunu ibraz eden personelin engelli memur kontenjanına dahil edilmesinin mümkün bulunduğu ve bu doğrultuda Devlet Personel Başkanlığının ‘’E-Uygulama‘’ sistemindeki ‘’Engelli Personel İşlemleri ‘’ kısmına veri girişi yapılarak ilgili bilgilerin Kurumlarca güncellenmesi gerektiği değerlendirilmekte olup, bu doğrultuda engelli memur kontenjanına dahil edilen personelin engelli olarak işe giren personelle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında engelli memurlara ilişkin yapılan düzenlemeler çerçevesinde aynı haklara sahip olduğu mütalaa edilmektedir” denilmiştir.

Engellilik tanımında ya da engellilerin istihdamında engelliliğin ortaya çıkma zamanı dikkate alınmaz. Birleşmiş Miletler Engelli Hakları Sözleşmesi ve Engelliler Hakkında Kanun, bu bilgiyi teyid eder ve hem Sözleşme hem Kanun, engelliler adına yapılan ayrımcılığı yasaklar.

Engelliler Hakkında Kanunun “istihdam” başlıklı 14.maddesinde;  “Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur” ifadeleri yer alır.

Buradan hareketle, tüm engelli bireylerin hukuk önünde eşit olduğunu vurgulamak gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 10; özürlüler için alınacak önlemlerin eşitlik ilkesine aykırı olmayacağını hüküm altına alırken, işe girerken ya da girdikten sonra olmasına vurgu yapmaz. Kaldı ki Anayasa madde 50’de; “Bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar, çalışma şartları bakımından özel korunurlar” ifadesinde de tüm engellileri kapsama alır.

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna alınmaları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde ise engelli; Doğuştan veya sonradan bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yetenekleri bakımından engel oranının yüzde kırk veya üzerinde ve çalışabilir durumda olduğunu mevzuat hükümlerine göre alınacak sağlık kurulu raporu ile belgeleyenleri ifade eder.

Sonuç olarak; COVİD-19 kapsamında Devletimiz tarafından ve Sağlık Bakanlığınca en üst düzeyde önlemlerin alındığı bu süreçte, engelli çalışanların arasında; işe girerken engelli olanlarla, işe girdikten sonra engelli hale gelen çalışanlar arasında hukuka uygun olmayan biçimde ayrımcılık yapıldığına dair çok sayıda şikayet alıyoruz. Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yayınlanan ilgi (e) yazıda yer alan “engelli kontenjanında istihdam edilen” ifadesinin kurumlarca yanlış yorumlanarak, yazıdan; sadece işe engelli olarak girenlere idari izin verilmesi, işe girdikten sonra engelli hale gelenlere idari izin verilmemesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle Bakanlığımıza bağlı hastanelerde ve diğer sağlık sunucularında, işe girerken engelli hale gelen birçok engelli çalışan idari izin verilmemektedir. COVİD-19 pandemisinin şiddetini artırdığı bugünlerde, idari izin kapsamı dışında tutulan engellilerin yaşayacağı riskler, Bakanlığımızca da bilinmektedir. Kaldı ki, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yayınlanan ilgi (e) yazının çıkarıldığı birim yetkilileri ile de telefonla iletişim kurulmuş ve yazının işe girdikten sonra engelli hale gelenleri de kapsadığı teyit edilmiştir.

Yukarıda bahsedilen tüm mevzuat dikkate alındığında; bazı İl Sağlık Müdürlüklerinde mevzuatın yanlış anlaşılması nedeniyle; Bakanlıkta çalışan memur, işçi ve sözleşmeli engelli çalışanlar arasında ayrımcılık yapıldığından ve sonradan engelli hale gelenlere idari izin verilmediğinden; bu yanlış anlaşılmanın tarafınızdan belirlenecek usul ile düzeltilmesi ihtiyacı doğmuştur.

 

 

 

 

 

Gülsüm ÇİFCİ                                                                               Özlem AKARKEN

Genel  Sekreter                                                                             Genel Başkan

 

EK:

Devlet Personel Başkanlığı Görüş Yazısı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Söğütlüçeşme Cad. Hasanpaşa Mah. İrfanbey Sok. No:1/2 Kadıköy/İSTANBUL

Tel&Faks:02163361155 05384256693 web:www.sahimsen.org. sahimsen2016@gmail.com