BASINDA BİZ

EVİNDE KAL TÜRKİYE

Dünyamız ve ülkemiz ne yazık ki Pandemi (Dünyada eş zamanlı olarak çok yayılan ve çok fazla sayıda insanı tehdit eden bulaşıcı hastalıklara verilen isim) dolayısıyla zor günler geçiriyor.

Elbette bunu en az acıyla atlatmak tek arzumuz. Ancak her bir açıklama durumun ne kadar tehlikeli boyutlara geldiğini gösteriyor. Çünkü her dakika vaka sayısı artıyor ve ölümler çoğalıyor. Şimdi dünya koronavirüs belasıyla boğuşurken her birimize büyük sorumluluklar düşüyor. Bu sorumlulukların en başında da evden çıkmamamız ve hastalığın yayılmasına katkı sunmamamız gerekiyor.

Şu anda dünya çok büyük bir tehdit altında ve bu tehdit öyle silahla bombayla yok edilmiyor. Çok sayıda can aldı ve almaya da devam ediyor. Dilimiz, dinimiz, ırkımız, hatta paramız pulumuz onu durdurmaya yetmiyor. Kısacası sınıf ayırt etmeden hepimizi tehdit eden bu terörist koronavirüsü sadece ve sadece bilim yok edecek.  Asıl sorumluluk sağlık ordusunun isimsiz kahramanlarında…

Onlar ki her zaman, her yerdeler. Sevdiklerinden, evlerinden uzaklarda terörist koronavirüsle mücadele ediyorlar. Hastalık bulaşmış insanları kaybetmemek, kurtarmak için büyük bir savaş veriyorlar. Bunun elbette bilincindeyiz. O yüzden de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın çağrısı üzerine sağlık ordusunun kanatsız meleklerini yüreğimizden gelerek her akşam saatler dokuzu gösterdiğinde evlerimizin camından, balkonundan alkışlayarak onların yanında olduğumuzu göstermeye çalıştık.

Sizlere hakkı ödenmez sağlık ordusunun kanatsız meleklerini SAHİM-SEN’in desteği ile gönül gözünüzde bir pencere açarak onların fedakârlıklarını göstermeye çalışacağım.

Bizler Zeynep Hemşireyi sosyal medya hesabında paylaştığı telefon ekranındaki kızının görüntüsüyle tanıdık. Ekran görüntüsünün üzerinde Zeynep hemşirenin yüreğinden geçenler yazıyordu. Çoğu sağlık çalışanı bu fotoğrafı kendi duygularına rehber olduğu için sosyal medya hesaplarından paylaştılar.. Bu fotoğraf aynı zamanda kendi duygularını da ifade ediyordu.

Peki, kimdi Zeynep Hemşire…

Zeynep Hemşirenin çalıştığı hastane 7 Marttan itibaren izolasyon hastanesi olarak faaliyet göstermeye başladı. Zeynep Hemşire de diğer mesai arkadaşlarıyla birlikte bu hastanede canla başla çalışmaya başladı. Ancak yüreği buruktu. Zira sürecin başlamasıyla 7 yaşındaki kızından ayrılmak zorunda kaldı. Tek başına bir kadın ve kızı ile birlikte kendilerine dünya kurmuş bir anneydi. Ancak küresel salgın anne ile kızın arasına girdi. Hal böyle olunca en büyük desteği anneanne ve dede vermeye başladı. Diğer meslektaşları gibi sevdiklerinden ayrı kalmak zorunda kalmıştı. Hem kızını, hem de 70 yaş üstü ve kronik hastalıkları olan anne ve babasını bu illetten korumak adına mesai sonrası gittiği evinde kendisi izole ediyor.

Kısacası gidemiyor, kızına sarılamıyor, anne ve babasının yanında olamıyordu.  Bu nedenle Zeynep Hemşirenin tek iletişimi telefonuydu. Hastanedeki mesaisi bittiğinde dışarıdakileri de korumak adına evlere kapanıp dışarıyla iletişimi kesiyorlardı. Taki diğer mesai günü mesai başlayana kadar. Yani güne hep bir yanları buruk başlıyor sağlık ordusunun güzide temsilcileri.

Aslına bakarsanız hem Zeynep Hemşire, hem de diğer sağlık çalışanları şu anda ne alkışı ne de parayı düşünüyor. Onların sadece tek bir dileği var, o da sadece bu küresel salgın tehdidinden tüm insanlığın kurtulup, hastalığın yok edilmesi. Çünkü o zaman Zeynep Hemşire kızına doyasıya sarılacağı ve kaybettiği zamanı telafi edeceği güzel günleri bekliyor. Aslında bu beklenti ve temenni dünya genelinde görev yapan tüm sağlık çalışanlarının temennisidir.

Bizde bu temenniye saygı duyalım ve “EVDE KAL”arak onları çocuklarına, ailelerine kavuşturalım.

Sağlık ordusunun en değerli temsilcilerine ithafen #BirDakikaDeğilHerDakika

https://twitter.com/huzunyucel
https://www.facebook.com/huzun.yucel